Engelleri Aşan Bir Spor Hareketi:

 Pick-Pong Türkiye Şampiyonası ile Sosyal Dönüşüm

Sporun dönüştürücü gücü, yalnızca fiziksel gelişimle sınırlı değildir; aynı zamanda bireylerin hayata yeniden tutunmasını, özgüven kazanmasını ve toplumla güçlü bağlar kurmasını sağlar. Uluslararası Raket Sporları Derneği, ÖZBAKTER, Türkiye Pickleball, Dr. Serhat Duruhan Özel Elgelli Bakım Merkezi ve Dropick iş birliğiyle hayata geçirilen “Gönül Kupası” (Özel Bakım Merkezleri Pick-Pong Türkiye Şampiyonası) tam da bu dönüşümün en güçlü örneklerinden biri olarak öne çıkmaktadır.

Engelli Bireyler İçin Sporun Yeni Tanımı:

Bu proje, Türkiye genelinde özel bakım merkezlerinde yaşayan tam bağımlı bireylerin sosyal hayata aktif katılımını artırmayı hedefleyen, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir spor modelidir.

2026 yılında 10 kurum ve 100 sporcu ile başlayacak olan organizasyon;
2027 yılında 330 kurum ve 2.650 sporcuya ulaşarak ulusal ölçekte bir sosyal etki hareketine dönüşecektir.

Bu büyüme, yalnızca sayısal bir artış değil; aynı zamanda:

  • Sosyal izolasyonun azaltılması
  • Öz bakım becerilerinin gelişmesi
  • Fiziksel, bilişsel ve psikososyal iyileşme
  • Toplumsal farkındalığın artması

gibi çok katmanlı kazanımların göstergesidir.

Sporun Rehabilite Edici Gücü:

Pick-Pong modeli, klasik spor anlayışının ötesine geçerek engelli bireyler için özel olarak uyarlanmış bir sistem sunmaktadır. Bu sistem sayesinde spor:

  • Bir rekabet aracı değil,
  • Bir rehabilitasyon yöntemi,
  • Bir sosyalleşme platformu
    haline gelmektedir.

  Paydaşların Vizyonu:

Evren Aslan:

“Özel bakım merkezlerinde yaşayan bireylerin hayatına dokunmak, sadece bir sorumluluk değil; aynı zamanda insani bir görevdir. Bu proje ile birlikte, uzun yıllardır görünmeyen bir gerçeği görünür kılıyoruz. “Gönül Kupası” Pick-Pong Türkiye Şampiyonası, bakım merkezlerindeki bireylerin yalnızca izleyen değil, aktif katılım gösteren, üreten ve başaran bireyler olduğunu tüm topluma göstermektedir.

ÖZBAKDER olarak en büyük hedefimiz; bu bireylerin sosyal hayata daha güçlü katılım sağlaması, özgüven kazanmaları ve yaşam kalitelerinin artmasıdır. Sporun birleştirici ve iyileştirici gücü sayesinde, onların hayata daha sıkı tutunduklarına şahit oluyoruz.

Sevim Aydın:

“Özel bakım merkezlerinde yaşayan bireylerin en büyük ihtiyacı, toplumla güçlü ve sürdürülebilir bir bağ kurabilmektir. Ne yazık ki çoğu zaman görünmeyen bu bireyler, aslında doğru fırsatlar sunulduğunda hayata ne kadar güçlü katılım sağlayabileceklerini ortaya koymaktadır.

Bu proje, onların yalnızca görünür olmasını değil; aynı zamanda değerli, üretken ve toplumun ayrılmaz bir parçası olduklarını hissetmelerini sağlamaktadır. Sporun birleştirici gücü sayesinde bireyler hem fiziksel hem de duygusal olarak gelişim gösterirken, özgüvenlerini yeniden kazanmakta ve sosyal hayatın içinde aktif roller üstlenmektedir.

Sevim Aydın, bizler için en kıymetli kazanım; bu bireylerin yüzlerindeki mutluluk, hayata olan bağlılıklarının artması ve toplumun onlara bakış açısının olumlu yönde değişmesidir. Bu proje, sadece bir etkinlik değil; kalplere dokunan, hayatları dönüştüren çok değerli bir sosyal farkındalık hareketidir.”

Davut Güngör:

Kimse Geride Kalmasın mottosu ile başladığımız yolculukta 81 ilde yürüttüğümüz çalışmalar ile  77 ülke iş birliği sayesinde “Bu organizasyon yalnızca bir turnuva değil; engelli bireylerin hayata yeniden bağlanmasını sağlayan güçlü ve sürdürülebilir bir sosyal dönüşüm modelidir. Sporun kapsayıcı ve birleştirici gücünü merkeze alarak, bireylerin özgüven kazandığı, sosyal hayata aktif katılım sağladığı ve potansiyellerini ortaya koyabildiği bir sistem inşa ediyoruz.

Bu organizasyon, sadece bir turnuva değil; aynı zamanda umut, farkındalık ve toplumsal dönüşümün güçlü bir temsilidir. Bu yol, kat edilen yüzbinlerce kilometre de yürüttüğümüz kapsayıcı çalışmaların her yaş ve her kesimden bireye yönelik yürüttüğümüz projelerin eseridir. Bu da emek, vizyon ve deneyimle inşa edildi. Çoğalarak devam eden kıymetli paydaşlarla birlikte, daha kapsayıcı ve daha güçlü bir toplum inşa edeceğimize inanıyorum.”

Hedefimiz, Türkiye’de başlattığımız bu yapıyı geliştirerek dünyanın örnek alacağı, uluslararası ölçekte uygulanabilir bir model haline getirmektir. Bu yolculukta her bir sporcu, değişimin en güçlü temsilcisidir.”

Alex Nışan Kıllıoğlu

“Sporun birleştirici gücünü bu kadar derin, etkili ve anlamlı bir şekilde görmek gerçekten ilham verici. Bu proje, sadece bireylerin fiziksel gelişimine değil; aynı zamanda sosyal bağlarının güçlenmesine ve toplumla bütünleşmelerine de önemli katkı sağlamaktadır.

Ortaya konulan bu model, kısa vadede Türkiye genelinde yaygınlaşacak; orta vadede ise uluslararası alanda uygulanabilecek güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya dönüşecektir. Bu vizyonun bir parçası olmak büyük bir değer.”

Özlem Duruhan

“Bu proje ile en temel hedefimiz, bakım merkezlerinde yaşayan bireylerin yaşam kalitesini artırmak ve onları sosyal hayatın aktif bir parçası haline getirmektir. Spor aracılığıyla bireylerin hem fiziksel hem de psikososyal gelişimlerine katkı sağlarken, kendilerini ifade edebilecekleri güçlü bir alan oluşturuyoruz.

Her bir sporcu, azmi, mücadelesi ve ortaya koyduğu irade ile bu organizasyonun gerçek kahramanıdır. Onların sahadaki varlığı, bu projenin ne kadar anlamlı ve gerekli olduğunun en açık göstergesidir.”

Büşra Yoldaş

“Bu proje kapsamında gerçekleştirdiğimiz karbon ayak izi hesaplama çalışması, yalnızca çevresel etkilerin ölçülmesi açısından değil; aynı zamanda spor organizasyonlarının sürdürülebilirlik perspektifiyle yeniden ele alınması adına da son derece önemli bir adımdır.

Özel bakım merkezlerini kapsayan bu ölçekte bir spor organizasyonunda karbon ayak izinin hesaplanması, ülkemizde bir ilk olma özelliği taşırken, dünya genelinde ise ikinci örnek olarak konumlanmaktadır. Bu yönüyle proje, yalnızca sosyal etki değil; çevresel sorumluluk açısından da öncü bir model ortaya koymaktadır.

Amacımız, bu çalışma ile birlikte farkındalık oluşturmak, spor organizasyonlarının çevresel etkilerini görünür kılmak ve sürdürülebilir uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlamaktır. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak adına atılan her adımın kıymetli olduğuna inanıyoruz.”

URSD ve Küresel Vizyon

Uluslararası Raket Sporları Derneği, sporun evrensel dilini kullanarak dezavantajlı grupları güçlendirmeyi hedefleyen uluslararası bir yapıdır. Bu proje ile birlikte URSD:

  • Sosyal sorumluluk projelerinde öncü rol üstlenmekte
  • Engelli bireyler için sürdürülebilir spor modelleri geliştirmekte
  • Fırsat eşitliği sunmakta, akran zorbalığının önüne geçmekte ve spora erişimi kolaylaştırmaktadır.
  • Türkiye’yi bu alanda global bir merkez haline getirmektedir.

Dropick ve Türkiye Pickleball İş Birliği:

Dropick ve Türkiye Pickleball iş birliğiyle yürütülen bu proje, aynı zamanda sporun yaygınlaşmasını ve profesyonelleşmesini destekleyen önemli bir adımdır.

Bir Turnuvadan Fazlası

“Gönül Kupası” Pick-Pong Türkiye Şampiyonası:

  • Bir spor organizasyonu
  • Bir rehabilitasyon modeli
  • Bir sosyal sorumluluk projesi
  • Ve en önemlisi bir umut hareketidir

Bu organizasyon, engelli bireylerin yalnızca izleyen değil, oyunun içinde olan bireyler haline geldiği yeni bir dünyanın kapısını aralamaktadır.

Geleceğe İlham Veren Bir Model:

Bu proje, Türkiye’den doğan ve dünyaya örnek olacak bir sosyal inovasyon modelidir.

Sporun birleştirici gücüyle:

  • Engeller ortadan kalkıyor
  • Hayatlar değişiyor
  • Toplum dönüşüyor

Ve bu dönüşümün merkezinde, insan onuruna yakışır bir yaşam hakkı yer alıyor.

“Biliyoruz ki İnsan En İyi İnsanla İyileşir”