Türkiye’de Pickleball Nasıl Gelişti ve Yaygınlaştı?

Son yıllarda dünyanın en hızlı büyüyen spor branşlarından biri haline gelen pickleball, Türkiye’de de önemli bir gelişim ve yaygınlaşma süreci yaşamıştır.

Bugün Türkiye Tenis Federasyonu tarafından milli takım seçmelerinin gerçekleştirilebilmesi, uluslararası şampiyonalarda Türkiye’nin temsil edilmesi ve farklı şehirlerden sporcuların bu süreçlere katılabilmesi; yıllar içerisinde oluşturulan geniş tabanlı ve sürdürülebilir altyapı çalışmalarının önemli bir sonucudur.

Bu gelişimin temelinde; Türkiye Pickleball, Uluslararası Raket Sporları Derneği (URSD), Davut Güngör ve 81 ilde oluşturulan pickleball ailesinin birlikte yürüttüğü tanıtım, eğitim, organizasyon, sporcu gelişimi ve yaygınlaştırma çalışmaları bulunmaktadır.

Amaç yalnızca pickleballu belirli şehirlerde tanıtmak değil; sporun Türkiye’nin her bölgesine ulaşmasını sağlamak, her yaştan bireyin bu sporla tanışmasına imkân oluşturmak ve geleceğin sporcularının ülkenin farklı şehirlerinden yetişebileceği güçlü bir altyapı kurmaktı.

Bu anlayışla yürütülen çalışmalar sonucunda pickleball; okullardan üniversitelere, belediyelerden spor kulüplerine, gençlik merkezlerinden sosyal yaşam alanlarına kadar geniş bir alanda yaygınlaşmış; 81 ili kapsayan bir spor ve dayanışma ağı oluşturulmuştur.

Bugün sahalarda gördüğümüz sporcuların, eğitmenlerin, gönüllülerin ve il temsilcilerinin oluşturduğu bu büyük yapı, pickleball sporunun Türkiye’deki gelişiminin yalnızca bir spor branşının yaygınlaşması olmadığını; aynı zamanda ortak emek, fırsat eşitliği ve sürdürülebilir spor kültürü üzerine inşa edilen uzun soluklu bir hareket olduğunu göstermektedir.

Türkiye’de pickleballun gelişiminde, Uluslararası Pickleball Federasyonları Türkiye Temsilciliği ve Uluslararası Raket Sporları Derneği (URSD) tarafından yürütülen çalışmalar önemli bir yer tutmaktadır. Bu çalışmalar yalnızca yeni bir spor branşını tanıtmayı değil; sporda fırsat eşitliği, erişilebilirlik, gençlerin spora kazandırılması, her şehirden sporcu yetiştirilmesi ve yaşam boyu spor kültürünün oluşturulmasını hedefleyen kapsamlı bir yaygınlaştırma modeli üzerine kurulmuştur.

81 İli Ulaşan Bir Yaygınlaştırma Modeli

Türkiye’de birçok spor branşında faaliyetlerin belirli şehirlerde yoğunlaşması, ülke genelinde dengeli bir sporcu altyapısının oluşmasının önündeki önemli sorunlardan biridir. Türkiye Pickleball ve URSD ile Pickleball sporunun Türkiye’deki gelişim sürecinde ise bu anlayışın dışında, ülke geneline ulaşmayı hedefleyen kapsayıcı bir model benimsenmiştir.

Kimse Geride Kalmasın” mottosuyla yürütülen çalışmalar kapsamında pickleball; okullardan üniversitelere, belediyelerden gençlik merkezlerine, sosyal tesislerden kent meydanlarına ve yerel organizasyonlara kadar farklı alanlara taşınmıştır.

2022 yılından günümüze 81 ili kapsayan çalışmalarla birlikte 1.400’den fazla okulda, 110 üniversitede, deprem bölgelerinde ve farklı sosyal yaşam alanlarında pickleball etkinlikleri, eğitimler ve organizasyonlar gerçekleştirilmiştir.

Bu süreçte il temsilcilikleri, eğitmenler, gönüllüler, sporcular ve yerel paydaşlar aracılığıyla oluşturulan alt yapı, pickleball sporunun yalnızca büyükşehirlerde değil, Türkiye’nin farklı bölgelerinde tanınmasına ve uygulanmasına katkı sağlamıştır.

Çocuklardan Yetişkinlere Uzanan Spor Kültürü

Pickleball sporunun Türkiye’deki gelişiminde yalnızca performans sporcusu yetiştirmek hedeflenmemiştir. Çocuklar, gençler, kadınlar, yetişkinler, ileri yaş grupları ve farklı fiziksel özelliklere sahip bireylerin spora katılımı da bu yaklaşımın önemli bir parçası olmuştur.

Bu nedenle Türkiye’de pickleball; yalnızca rekabet edilen bir spor alanı değil, aynı zamanda insanların bir araya geldiği, yeni arkadaşlıklar kurduğu, fiziksel aktivite alışkanlığı kazandığı ve farklı sosyal çevrelerden bireylerin aynı ortamı paylaşabildiği bir sosyal alan olarak da gelişmiştir.

Yaptığımız çalışmalar ile, Doğu’dan Batı’ya, Kuzey’den Güney’e farklı şehirlerden ve farklı sosyal yapılardan insanların aynı sahada buluşması, sporun toplumsal uyum ve dayanışma açısından taşıdığı potansiyeli de ortaya koymuştur.

Eğitimden Liglere, Altyapıdan Türkiye Şampiyonasına

Türkiye Pickleball olarak yaygınlaştırma çalışmalarının yanında pickleball sporunun sürdürülebilir bir spor branşı haline gelebilmesi için eğitim ve organizasyon altyapısının oluşturulmasına da önem verilmiştir.

Okul ve üniversite uygulamaları, Gençlik ve Spor İl ve İlçe Müdürlükleri, Belediyeler, Spor Kulüpleri ve çeşitli STK’lar ile gerçekleştirdiğimiz çalışmalar bu sürecin önemli parçalarını oluşturmuştur.

Bunların yanı sıra Türkiye Pickleball Liglerinin oluşturulması ve Türkiye Şampiyonasının düzenlenmesi, etkinlik ve eğitim kamplarının yapılması, altyapı sporcularının rekabetçi spor ortamına geçebilmesi açısından önemli bir aşama olmuştur.

Böylece süreç; tanışma, öğrenme, düzenli antrenman, yerel organizasyon, lig ve şampiyona aşamalarını kapsayan bir sporcu gelişim modeline dönüşmüştür.

Milli Takım Seçmelerinde Türkiye’nin Her Bölgesinden Sporcular

Türkiye Tenis Federasyonu tarafından gerçekleştirilen Milli takım seçmelerinde Türkiye’nin farklı şehirlerinden sporcuların yer alabilmesi, pickleball sporunun ülke genelinde oluşturduğumuz sporcu tabanının en görünür sonuçlarından biridir.

Milli takım seçmelerine gelen sporcuların farklı şehirlerden oluşması, branşın yalnızca birkaç merkezde gelişen bir spor olmaktan çıktığını ve ülke genelinde bir sporcu havuzunun oluştuğunu göstermektedir.

Bu tablo aynı zamanda yıllar önce okullarda, üniversitelerde, belediyelerde, gençlik merkezlerinde ve farklı yaşam alanlarında gerçekleştirilen çalışmaların bugün performans sporuna uzanan bir karşılığının bulunduğunu ortaya koymaktadır.

“Hedefimiz Yalnızca Büyük Şehirlerden Sporcu Yetiştirmek Değildi”

Uluslararası Pickleball Federasyonları Türkiye Temsilcisi ve Uluslararası Raket Sporları Derneği Kurucularından Davut Güngör, Türkiye’de pickleball sporunun gelişim sürecini değerlendirirken hedeflerinin hiçbir zaman yalnızca büyük şehirlerde sporcu yetiştirmek olmadığını vurguluyor.

“Amacımız; pickleball sporunun Türkiye’nin 81 ilinde oynanabilmesi, gençlerimizin bu sporla tanışabilmesi ve ülkemizi ulusal ve uluslararası platformlarda temsil edecek sporcuların ülkemizin her şehrimizden yetişebilmesiydi. Bu doğrultuda 2022 yılından bugüne kadar yüz binlerce kilometrelik bir yol kat ederek, büyük bir vizyon ve özveriyle yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde pickleball sporunun ülkemizin dört bir yanında tanınmasını, yaygınlaşmasını ve sürdürülebilir bir şekilde gelişmesini sağladık.”

Güngör’e göre bugün ortaya çıkan sporcu havuzu, yalnızca belirli merkezlerde gerçekleştirilen çalışmaların değil, yıllar boyunca farklı şehirlerde oluşturulan insan kaynağının ve gönüllü emeğinin bir sonucudur.

“Bugün altyapı organizasyonlarında ve milli takım seçmelerinde yer alan sporcuların önemli bir kısmı doğrudan bizim çalışmalarımızla pickleball ile tanıştı. Diğer sporcular ise yıllar içerisinde yetiştirdiğimiz eğitmenler, gönüllüler, il temsilcileri ve sporcularımızın katkılarıyla bu sporla buluştu. Aslında bugün sahalarda gördüğümüz sporcu havuzu, birlikte çıktığımız bu yolculuğun ve ortak emeğin bir eseridir.”

Davut Güngör, ortaya çıkan bu tablonun ortak bir emeğin sonucu olduğunu belirterek tüm yol arkadaşlarına teşekkür ediyorum dedi.

“Ortaya çıkan bu gelişimden büyük bir gurur duyuyor, pickleballun ülkemizin dört bir yanına ulaşmasına katkı sağlayan tüm yol arkadaşlarımıza, eğitmenlerimize, gönüllülerimize ve sporcularımıza içtenlikle teşekkür ediyorum. Bu başarı, bireysel değil; inanmış insanların ortak hedef doğrultusunda ortaya koyduğu kolektif bir başarının sonucudur.”

Asıl hedef yalnızca şampiyon sporcular yetiştirmek değil; her çocuğun, her gencin ve her bireyin pickleball ile tanışması, kendisini bu sporun bir parçası olarak görebildiği sürdürülebilir bir spor kültürü oluşturmak.

Çünkü bizim için başarı, yalnızca kazanılan madalyalarla değil; sporun Türkiye’nin her köşesine ulaşması ve hiçbir bireyin spordan geride kalmamasıyla ölçülüyor.